Di, 21.Nov.2017 - 04:44
Türk Yazarlarin En Cok Satan Kitaplari

Frankfurt Batakhanesinde 238 Gün
(2 Kitap Birarada)
Ödüllü Kitap bu Sette!

Tahir Hacıkadiroğlu
Frankfurt'ta yaşayan bir hayat kadının günlüğü!..  O'nun adı Yıldız!.. Gökteki Yıldız kadar parlak ve berrak!.. Ama başka bir kaderi var O'nun!.. Diger insanlardan farklı bir kader!.. Yıldız, Frankfurt batakhanesinde yaşadığı 238 günü yalansız, sade bir dille anlatıyor. 

Avrupa'da ATGC Ödülü kazanan "Nasıl Kötü Kadın Oldum" ve Dayak O'nun Kaderi" kitapları  21,80 Euro yerine şimdi sadece 11,80 Euro!..

SETIMIZDEKI ESERLER

1) NASIL KÖTÜ KADIN OLDUM:


 Gazeteci Yazar Orhan Tahsin, kitapla ilgili olarak şunlari yazdı:  "Yüzlerce kadınımız kötü yola düsmüs.. Gurbet istatistiklerine geçmeyen yüzlerce kadın! Avrupa'da "şu kadar" maden işçimiz, şu kadar işadamımız, şu kadar işçimiz bulunuyor. Peki, dünyanin en eski meslegini yapan kaç kadınımız var?  Oysa dinimiz kadınların ayagına "cennet"i sermistir. Biz ise, gurbette, kadınlarımızın ayagına ancak "Paradise Show" neonları ile aydınlanmış, pis kaldırımları serebiliyoruz.  Yazar Tahir Hacıkadiroglu kitabında, Yiıdız'ın Frankfurt batakhanelerinde geçen 238 gününün hikayesini akıcı bir dille yaziyor..  23 yaşındaki Yıldız'ın günlügünü ibretle okuyacaksiniz.  Nasil kötü kadın oldu? Kimler O'nu kandırdı? Gece ile gündüzü nasıl yaşadı?.. Yalnızligına nasıl isyan etti? Insanlara hangi mesaji gönderdi?... Ve diger sorular..   Kitap, 5. baskısını yaptı.  KITABIN ALMANCA BASKISI DA MEVCUTTUR.

2) DAYAK O'NUN KADERI:

"Dayak üzerine!..
Dayak'ın tek bir tanımı vardır:
İkna, fikir ve akıl küplerinin boşaldığı ve bittikleri yerdeki, ikna ve itaat ettirme çaresi...
Yani yumruk, sille, tokat...
Batılı dünya bizleri kadınlara dayak atmakla suçlar.
Oysa Tahir Hacıkadiroğlu ile konuşurken, elimizdeki yabancı dergilerdeki sosyal araştırmalar, ortaya çıktı...
Fransız dergileri 1989'da 11 bin 245 kadının kocalarından dayak yedikleri için polise başvurduklarını açıklıyor...
Ama bu yekunun sadece iki bin'i mahkemeye gitmiş... Yarısı da davasından vazgeçmiş... Yani, çareyi dayakta bulan hayvanilik duygusuna af...
Neden?
Hacıkadiroğlu'nun okuyacağınız eserinde, satırların arasında bir mana cevheri keşfine çıkarsanız anlıyacaksınız.
O kadını, toplum itelemiş. Kadının ruhundaki ve maddesindeki zaafı iyi kullanmış toplum ve erkekler.
Dayak, şiddet ve hayvanilik yani. Ama önlenemiyor... Ve sonra sadece yuvasından değil, kendisine vaadedilen hayal dünyasından da kaçış. Ve gerçeğin iskelesinde bitiş düdüğü...
Tahir, iyi teşhis etmiş. Hepsi, o bahtsızların, diğer kadınlar gibi sevgiye muhtaç...
Eserde okuyacağınız Mustafa'nın saldırganlıktan uzak şefkatine, yakınlığına ve dostluğuna öylesine muhtaç ki kadın...
Ve yazarın gazetecilik kontrast'ını imrenilecek bir şekilde yakalayışı:
Mustafa`nın insanlığı yanında, kendisine binbir aşkla evlenme teklif eden adamın...
Evet, güya adamın evlendikten sonra istasyona açılan sokakta kendisini pazarlayabileceği sözde müjdesi...
Birincisindeki insan sevgisi, ikincisine karşı bir hayvani tiksinti haline dönüşüveriyor...
(Tarihci Yazar Ilhan Bardakci)


Gazeteci-Yazar Tahir Hacıkadiroğlu'nun, bugüne kadar on'dan fazla kitabı yayınlandı.
Sosyal içerikli konulara eğilen yazar, kitaplarında, yaşayanların ağzından "hiç geçmeyen, hiç unutulmayan acıları, mutsuzlukları" okuyucuya aktarıyor.
Avrupa'daki Türk toplumunun bugüne kadar görmediği, ya da görmek istemediği bu yaralara "neşter" vuran Hacıkadiroğlu, bu kez yine "hayat kadını" Yıldız`ı anlattı.
"Dayak O`nun Kaderi", gerçek olaylardan yola çıkılarak, akıcı bir üslupla kaleme alındı.
Bu kitabı bir çırpıda okuyacaksınız..."

İLHAN BARDAKÇI
Tarihçi - Yazar
Yayın evi: Gül Yayinlari
11,80 €
21,80 €
46 % daha ucuz

Weitere Informationen


"Bir “iç kanama” bu!.. için-için kanayan bir yara da diyebilirsiniz!.. Ama, en uygun sözcük “iç kanama”!.. Tahir Hacıkadiroğlu, bugüne dek,  gurbetin bir çok yarasına, kalemin ucuyla  neflter vurdu!.. Evden kaçan kızlardan,  cezaevindeki kadınlara kadar!.. Gurbetin üzerinde  dolaşan” kara bulutlar”dan söz etti!..” Sarı-beyaz” konulara değindi. Hacıkadiroğlu’nun neşteri, ilk defa  “onulması güç “bir yaraya dokunuyor: Kaldırımlara düşüş... Ve iç kanama!.. Yüzlerce kadınımız “kötü yol”a düşmüş!..  Gurbet istatistiklerine geçmeyen yüzlerce kadın!.. Avrupa’da “Şu kadar” maden işçimiz “Şu kadar” işadamımız, “Şu kadar” işçimiz bulunuyor!..  Peki, “dünyanın en eski mesleği”ni yapan  kaç kadınımız var?.. Onlar “sayım”a girmeyecek mi? Oysa, dinimiz, kadınların ayağına “Cennet’i sermiştir!.. Biz ise, gurbette, kadınlarımızın ayağına ancak Kaiserstrasse’nin “Paradise Show”  neonları ile aydınlanmış pis  kaldırımlarını serebiliyoruz!.. Tahir Hacıkadiroğlu, bu kitabında  “O” sokaklarda yazılmış,  yalansız bir defterin sayfalarını çeviriyor.  Bu “O’nun” değil, “Onlar’ın hikayesi..." ORHAN TAHSİN Gazeteci-Yazar 
(Arka Kapaktan)
Değerlendirme
Yorum bulunmamaktadır: Yorum yazınız!