So, 17.Okt.2021 - 10:37
Araştarma - İnceleme

Cüppeli Adalet

İlhan Taşçi
Bu çalışma, cemaatleri özellikle siyasal ve parasal yönüyle soruşturmak isteyen Cumhuriyet savcıları ile cemaatleri destekleyenler arasındaki sert savaşımın belgelerle anlatılmasıdır.
(Kitaptan)
ISBN: 978-605-4183-96-8
Yayın evi: Cumhuriyet Kitap
7,90 €

Weitere Informationen

KITAPTAN BIR BÖLÜM!
Belgelerden Kitaba...


Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığının İsmailağa Cemaati'ne yönelik başlattığı soruşturmanın, cemaatin işadamlarını, iktidarın bakanlarını, milletvekillerini, bürokratlarını içine alan bilgi ve belgelere ilk ulaştığım Ağustos 2009'da hissettiğim heyecan, aslında, bu mesleği neden yaptığımın da apaçık yanıtıydı.
O günlerde, resmi yazışma ve belgeleri okudukça, önemli bir tarihsel gelişime tanıklık edeceğime ilişkin inancım giderek arttı. Çünkü o belgelere bakarsanız, bir savcı bir başka ilin Cumhuriyet başsavcısının yetkisini kaldırdığını hatta polis ve Jandarma'ya verdiği emirlerin yerine getirilmemesi için de valilikten destek istediğini yazıyordu. Erzincan Başsavcılığı ile Erzurum Özel Yetkili Savcılığı arasındaki tartışmaları yansıtan yazışmalardan eksik olanlar vardı. Peşine düşüp onların da izini sürmeye başladım.
Ulaştığım her yeni belge yaşanan tartışmayı boyudandırırken, derinliğini de artırdı. Her bir belgeyi incelerken, haberleştirirken, bunların tarihe not olarak düşülmesi gerektiği kanısındaydım.
Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'i, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek'in aradığını Ağustos 2009'da öğrenmiştim. Ama Başbakanlık'tan, gözaltına alınan cemaat üyelerinin serbest bırakılması ricasında bulunulduğuna ilişkin elimde herhangi bir belge yoktu. Onun için de bu bilgimi "hükümetin etkin isimlerinden bir bakan" nitelemesiyle 17 Ağustos 2009 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yazdım. Haber yalanlanmadı. Gazetecilikte bilirdik ki, bir olay ya da söz yalanlanmıyorsa o gerçektir.
Erzincan Cumhuriyet başsavcısı için Adalet Bakanlığı soruşturma başlatıp savunmasını istediğinde de, o gerçek gün yüzüne çıktı. Sonra Başbakan Yardımcısı Çiçek de kuşkuluların serbest bırakılması için değil ama konuyla ilgili kendi kişisel merakını gidermek üzere aradığını kabul etti.
Resmi belgelere yansıyan tartışmalardaki keskinlik her bir okuduğum yazıda giderek artıyordu. Ama kimse tartışmadan kavgaya dönüşen süreci görmek istemiyordu; ta ki Erzincan Cumhuriyet başsavcısının makamı basılıp kendisi tutuklanmcaya değin. O gün bütün Türkiye'nin gözü kulağı Erzincan-Erzurum hatundaydı.
Ancak yaşananları herkes kendi istediği gibi görmeye ve yorumlamaya devam ediyordu; ediyor...
Bir gazeteci olarak olabildiğince yansız bir biçimde, ulaşabildiğim belgeler ve edindiğim bilgiler ışığında, yaşananların bütün boyutlarını tarafsız bir gözle ortaya koymaya çalıştım.
Çünkü gazetecinin işi, yaşananları yalnızca kenardan izlemek değildir. Topluma ve tarihe karşı vicdan borçlarımız ve sorumluluklarımız da göz ardı edilemez. Elinizdeki çalışma bu görev bilinci içinde, cemaatleri özellikle siyasal ve parasal yönüyle soruşturmak isteyen Cumhuriyet savcıları ile onları destekleyenler arasındaki sert savaşımın belgelerle anlatılmasıdır.

İlhan TAŞÇI
(Ankara, Mart 2010)
Bu ürünü alanlar başka neler almışlar?
 
Değerlendirme
Yorum bulunmamaktadır: Yorum yazınız!