'Vahşi şeylere dair evcil bir dil kullanmak yok artık!..' -Martin Shaw Okan, ölü, yatakta yatıyordu. Perşembe gecesi beraber yattığımız yatakta. Sağdık ikimiz de, daha perşembe gecesi sağdık. N’oldu da pazartesi gecesi ölü ölü yattık o yatağa? Ölü olmak yetmedi, bir de salı denen o lanet günde, ölülerin bir tanesini toprağa mı koyacaktık?Artık verebilirim demiştim, o sabah. Artık verebilirim. Benim verebilmem önemli miydi? Ölüm alırken bana sormuş muydu ki, toprak, verirken soracaktı? Benim fikrim sorulmuyordu ki. Âşık olurken de sorulmamıştı. Bana sadece, al bu adamı, çok sev, tamam mı, denmişti, sevmek ne kelime, tapmıştım adama, tapmıştım. Aşk fikir sormaz. Aşk sadece hakkını ver der, tamam mı, der. Hakkını vermezsen hakkımı vermem der. Ağıtların Tanrısı bir aşk mektubu... Yazar, eğitmen Sepin İnceer’in ölen eşi, sevgilisi, çocuklarının babası Okan’a yazdığı bir aşk mektubu. Bir ağıt. Bir kadının sevdiğinin ölümüne ve bu ülkede ömrü kelebeklerden daha kısa süren, büyükler tepişirken ölen bütün çocuklara yaktığı, kalbi parçalayan bir ağıt. Ve bir manifesto. Bu topraklarda yaşanmış bütün acılarla yüzleşmeden, bir hiç uğruna ölen bütün çocuklarımızın yasını tutmadan yola devam etmenin mümkün olmayacağını haykırarak ilan eden bir manifesto... (408 Sayfa) www.turkkitap.de / Arka Kapak Yazisi.
FIRSATI KAÇIRMAYIN!
Bültenimize Ücretsiz Kaydolun ve Avantajlardan Yararlanın!
En sevdiğiniz kitapları ve harika fırsatları kaçırmamak için bültenimize şimdi ücretsiz kaydolun! Size özel indirimler, yeni yayınlar ve etkileyici kampanyalar hakkında bilgi alacak, kitap dünyasındaki yenilikleri anında öğreneceksiniz.
Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. “Kabul Et” seçeneğine tıklayarak TÜM çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Ancak kontrollü bir onay vermek için Çerez Ayarları'nı ziyaret edebilirsiniz.