Mo, 24.Jun.2019 - 22:28
Türk Yazarlarin En Cok Satan Kitaplari

2019 Kampanyası (8 Kitap Birarada) Ünlü Yazarlardan En Seçme Eserler Bu Sette!

Hakan Mengüç
Türk Kitabevi'nden 2019 Kampanyası !.. 
  
Ünlü yazarlardan en seçme eserler bu sette!.. 
  
Ayşe Kulin, Iclal Aydın, Kahraman Tazeoğlu, Hakan Mengüç'ün en çok satan kitapları sizi bekliyor!.. 
  
8 Kitap birarada 94,50 Euro yerine sadece 39,90 Euro!.. Hemen şimdi www.turkkitap.de adresinden siparişinizi yapabilirsiniz!.. Büyük indirimi kaçırmayın!.. 
  
SETIMIZDEKI ESERLER: 
  
1) Kalbin Temizse Hikayen Mutlu Biter / Hakan Mengüç : 
  
Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir. 
  
Senin şu anda bu satırları okuyor olmanın tesadüf olmaması gibi, benim Afrika’ya araştırma yapmak için gidip orada bir sufiyle karşılaşmam ve ondan öğrendiklerimi bu kitapta derlemiş olmamın da tesadüf olmaması gibi. 
  
“Dert insana daima yol gösterir” der sufiler. Önemli olan yolu yürümekten vazgeçmemek. Yolda olan için “umut var” demektir. 
  
Kader her an yeniden yazılır çünkü. Kiminle ne zaman karşılaşacağını, neyi ne zaman bulacağını bilemezsin. 
  
Bazen istediğin şeyi aramakla bulamazsın ama bulanlar hep arayanlar olmuştur. 
  
Mevlana’nın dediği gibi: 
  
“Sen yola çık, yol sana görünür.” Yoluma ortaklık eden hocalarımın ilhamıyla karşına çıktığım bu kitapta sıkıntılarından kurtulman, ilişki problemlerini çözmen ve hayata daha olumlu bakabilmen için sufilerin kullandığı pratik yöntemleri kendi deneyim süzgecimden geçirerek sunuyorum. Kitapta yer alan öğretiler bugüne kadar binlerce insana yardımcı oldu, sana da olacağına inanıyorum. Şunu sakın unutma yol arkadaşım, kaç yaşında olursan ol, başından ne geçmiş olursa olsun; kalbin temizse hikâyen mutlu biter.    
  
“İYİ BENİ BULUR.” (232 Sayfa)       
  
2) Bukre Kalp / Kahraman Tazeoğlu :      
  
Bir an... Bir anda çatlar tohum. 
  
Sonra filiz yavaş yavaş toprağın altında yol alır hiç görmediği güneşe doğru. Tohum, çiçek olacağını bilir mi acaba? 
  
Yoksa içinden gelen ses mi güneşin peşine düşürür onu? 
  
Toprağın altında, karanlığın zifirisinde, öldüğümüzde gömüldüğümüz yerde bir filiz güneşi arar, hayat bulmak için yukarıya çıkmayı arzular. Belki güneşi de bilmez, belki çiçek olmayı hayal bile edemez. Yalnızca bir sestir onu yücelten. Henüz sessizlikte duran, fakat tüm sesleri birdenbire susturuveren gizli ama kuvvetli bir ses... 
  
Tohumu çatlatan güç, içbükey bir sese dönüşür içinde. Ve işte bir an... 
  
Çatladığı an tohum ölmüştür artık. Ve filiz doğmuştur doğaya. Oysaki tohumdu önceden. Yasını tutmaz tohum olarak bildiği varlığının. Artık kendisinin dışındadır tamamen, yol alacaktır nereye gittiğini bilmeden. 
  
Mecburdur kendisini zorlayarak uzamaya güneşe doğru. Yoksa toprağın derinliklerinden hiç çıkamayacak, çürüyüp gidecektir. Ölüp gidecektir güneşi göremeden, birçokları gibi hiç yaşamadan gömülüp gidercesine... 
  
Kimse görmez, kimse bilmez toprağın altında doğup yine orada ölenleri. Güneşten habersiz çürüyüp gidenleri. Bebek yavaş yavaş büyür ana karnında. Sancıyla doğar. Yavaş yavaş büyür çocuklar düşe kalka, yavaş yavaş yaşlanır insan. Ama kaç yaşında olursa olsun bir anda ölür herkes. Ölüm bir anda keser nefesi. Karabulutlar yavaş yavaş birbirinin içine geçer. Ama şimşek birden çakıverir. Bir an için aydınlatır gökyüzünü ve sönüp gider. Bir yıldız ansızın kayıp gider. Ardında kalırsa, sadece bir dilek kalır. İnsan sonsuzca yaşar kısacık ömrünü ama ölüm bir anda son verir sonsuzluğa. Yeni bir hayat başlar, başka bir sonsuzlukta. Ardında kalırsa, sadece bir dua kalır...  (232 Sayfa)     
  
3) Kördüğüm - Geçmişin kördüğümünü çözdüğünde, hayata yeniden başlarsın / Ayşe Kulin :        
  
“Hayatım, beni cehenneme savuran bir rüzgârla altüst olmuştu, böyle olmasında ne suçum ne de katkım vardı. Etrafımda neler dönüyor, bilmiyordum.
 
Fakat tuhaf bir şekilde içinde bocaladığım çaresizlik duygusu giderek mücadele ruhuyla yer değiştiriyordu…” 
  
Esrarengiz bir kaza sonucu bellek kaybı yaşayan, bu nedenle  “Gizem” adıyla anılan genç kadının tek bir isteği vardır:  
kendi gerçeğine ulaşmak… 
  
Bir süre hastanede kaldıktan sonra özel bir kliniğe yatırılan Gizem, bu kapalı ortamda, hayal bile edemeyeceği travmalar yaşamış genç bir kadınla ve onunla özel olarak ilgilenen doktor Orhan’la ilişki kurar. Zamanla kendinde unutuşun o sımsıkı kilitli kapısını aralayacak gücü bulan Gizem, hatırladıklarıyla kumpaslar, entrikalar ve rastlantılarla örülü, Türkiye’de yaşanan bu karmaşık günleri de içine alan esaslı bir kasırgaya kapılmış gitmekte olduğunu görecektir. 
  
Kördüğüm, hayatının hassas bir evresinde, günümüzün acımasız çarkları arasına sıkışmış genç bir kadının yaşadıklarını çarpıcı bir “geri dönüş” hikayesiyle anlatıyor. Ayşe Kulin çok sevilen Kanadı Kırık Kuşlar’da olduğu gibi, ülkesinin çalkantıları ile sarsılan ama tutkularına da sorumluluklarına da sahip çıkan genç bir kadının ayakta kalma mücadelesini gözler önüne seriyor. (296 Sayfa)       
  
4) Üç Kız Kardeş / İclal Aydın :     
  
Bir zamanlar, bir ülkenin en güzel denizine bakan bir evde üç kız kardeş yaşardı. İsimleri Türkân, Dönüş ve Derya idi. Babaları Sadık Bey ve anneleri Nesrin Hanım’la birlikte geceleri kucak kucağa oturur, gelecekte onları bekleyen şahane yılların hayallerini kurarlardı. 
  
Türkân, Dönüş ve Derya’nın, Ayvalık’ın çam kokulu sokaklarında geçen masal gibi çocukluğu, onları yetişkin dünyasının acımasızlığına hazırlamamıştı belki. Hiçbir hayatın, hiçbir seçimin göründüğü kadar kolay olmadığını, bazen en büyük, en akla gelmeyecek sırların en güvendiklerimizin kalbinde saklandığını, en korkulacak hastalıkların gün gelip geçmişi derleyip toplayabileceğini anlamak zaman istiyordu. Ve zamanın ilaç olmadığı bir yara var mıydı dünyada? 
  
Ayvalık’ın denize uzanan taş sokaklarından, nice yaşamlar görüp geçirmiş zeytin ağaçlarından, hayatın kaynağından akan suyundan, eski evlerinden doğmuş bir aile hikâyesi Üç Kız Kardeş. Bir mutsuzluk hikâyesi değil; neşeli günleri yâd ede ede iyiliğe dönüşün hikâyesi. İyileşmenin yolculuğu… (372 Sayfa)     
  
5) Yorgun Mayıs Kısrakları / Yılmaz Karakoyunlu :     
  
"Adnan Bey'in sesinde gençliğinin hayıflanmış hatıralarına dönmek isteyen arzulu özleyiş vardı. Bahar sabahlarında kısrakları ovaya salan kahyanın cakalı yürüyüşünü hep hayranlıkla hissetmiş, bu kısrakların sırtında sınırsızlığın hazzını duymak istemişti. Beyaz kısrağın taze bir kız gibi ovada salındığını gözlerinin önüne getirdi. 
  
Bu kısrağın gözlerinde mor bakışlı şafakların billur kaselerini gördüğünü söylerdi.
(...)
Kısrakların zorla ahırlara konuluşunu hala içime sindirebilmiş değilim. Hürriyete susamış yelelerin nasıl savrulduğu gözlerimin önünden hiç gitmedi. Hürriyet tutkunluğumun ilk heyecanını o ovalarda şahlanan yorgun mayısın kısraklarından almıştım." Yılmaz Karakoyunlu Yorgun Mayıs Kısrakları'nda Cumhuriyet'in kuruluş yıllarından 1960'a kadar uzanan bir dönemi romanlaştırmış. Olaylar gerçek... 
  
Karakayonlu'nun kıvrak anlatımıyla kaleme aldığı hüzünler, acılar, sevinçler de gerçek... Ya aşklar, aşklar da gerçek... Nazım Hikmet'in, Yahya Kemal'in, Adnan Menderes'in aşkları... Ve gerçek olan iki şey daha var: mahpusluklar ve idamlar... (576 Sayfa)     
  
6) Küpe Çiçeği / Naşide Gökbudak :     
  
Gülnihal ve Kenan, çocukken yaşadıkları hisleri anlamlandırıp, adını “aşk” koyamazlar. Oysaki dünyada herkesin “ruh eşim” diyeceği ve kaderine yazılmış biri mutlaka vardır. Gülnihal’in ailesinde yaşanan olaylar ve kötü tecrübeler, Kenan’ın aniden ortadan kaybolması, onların yeniden bir araya gelmelerine engeldir artık.
  

Zaman geçer, Gülnihal hayatına başka bir yön çizer ancak bir yabancı günün birinde geçmişin tozlu anılarından çıkıp gelir. Yaşadıkları güzellikleri, unutamadığı çocukluğunu ve çok sevdiği küpe çiçeklerini kendisine hatırlatan, “Dace Delon” adında dünyaca ünlü bir sanatçıdır.
Gülnihal, başka bir ülkeden gelen, daha önce hiç karşılaşmadığı biri sayesinde, tüm soru işaretlerine rağmen “aşk”ı yeniden keşfedebilecek midir? 

7) Yere Düşen Dualar / Sema Kaygusuz : 

Yere Düşen Dualar ilk kez yayımlandığı 2006'dan günümüze, birçok okur ve eleştirmen tarafından "masalsı, destansı, mistik, alegorik ve çok katmanlı bir roman" olarak değerlendirilmiş, beğeniyle karşılanmıştır. Anlatmayı da anlattığı kadar önemseyen, zengin bir hayal gücünün ürünü olan bu romanı nitelikli edebiyattan zevk alan okurlarımıza özellikle tavsiye ederiz. 

8) Kadınca Bir Hayat / Catherine Cusset :



Üniversitede öğretim görevlisi olan Jane, günün birinde kapısının önünde bir paket bulur ve geçmişine doğru bir yolculuğa çıkar. Çünkü paketin içindeki metinde anlatılan onun hayatıdır. Bu metinde çok özel anlar bile anlatılmaktadır. 
Jane bunu yazabilecek kişileri –ki bunlar çoğunlukla hayatına giren erkeklerdir– düşünürken karşısına sürpriz bir isim çıkar. 
Yıllarca Jane’i izleyerek yazılan bu metinler, hem bir oyunun hem de bir intikamın parçasıdır. 2000 Yılında Fransa’da Kadın Okurlar Edebiyat Büyük Ödülü’nü alan "Kadınca Bir Hayat" insanı ve insanca duyguları ön planda tutan bir roman. Hem gerilim yaşatan hem de edebî tatlar veren bu romanı özelilkle kadın okuyucuların çok seveceğinden kuşku yok.

(325 Sayfa)  www.turkkitap.de / Arka Kapak Yazıları!
Yayın evi: Destek Yayinlari
39,90 €
94,50 €
58 % daha ucuz
Bu ürünü alanlar başka neler almışlar?
 
Değerlendirme
Yorum bulunmamaktadır: Yorum yazınız!