Sa, 21.Mai.2022 - 15:21
Vitrindeki Kitaplar

Tatilde Okunacak Kitaplar Seti 
(10 Kitap Birarada)  Tanesi 1.99 Euro'ya kitaplar!

Güneş, deniz ve kitap!.. Işte muhteşem "Üç"lü!.. Sizin için seçtiğimiz Türk ve dünya yazarlarından 10 eser!.. Bu kitapları okumaya doyamayacaksınız. Tatil, kitaplarla güzeldir. 
Şimdi 113.20 Euro yerine sadece 19.90 Euro!.. Setimizdeki her bir kitabın fiyatı sadece 1.99 Euro'ya geliyor. Bu fırsat kaçmaz!.. Bu kampanya sadece Türk Kitabevi'nde var!.. 

Setimizdeki Eserler:
  

1) Romantik Egoist / Frédéric Beigbeder (292 Sayfa)
 
2) Madam / Antoni Libera (464 Sayfa) 

3) Şeytan, Melek, Soytarı 
/ Ahmet Oktay (253 Sayfa) 

4) Tutkunun Romanı Leyla Gencer / Zeynep Oral (284 Sayfa) 

5) Rüzgarın Kraliçesi / Homeric (208 Sayfa)

6) Beyaz Yolculuk
 / Bilge Bölükbaşı (210 Sayfa) 

7) Eylülde Gel Anılar / Alpay (295 Sayfa) 

8) Her Şey Seninle / Halide Eşber (168 Sayfa) 

9) A'RAF / Tara Bray Smith (408 Sayfa)
 
10) Paket Evlilikler / İthal Gelinlerin Yakarışları / Ezeli Doganay (336 Sayfa)
Yayın evi: Dogan Kitap
19,90 €
113,20 €
83 % daha ucuz

Weitere Informationen

Setimizdeki Kitaplarla Ilgili Açıklamalar:

1) Romantik Egoist /
 Frédéric Beigbeder: Frédéric Beigbeder bu kez kendine çok benzeyen bir yazarın günlüğünü açıyor bize, Oscar Dufresne’in günlüğünü... Sayfalar arasında çağımızın tüm sahtekârlıklarını, ikiyüzlülüklerini, yüzeyselliğini, aşkı, cinselliği buluyoruz. Bir yazarın, eleştirdiği her şeyin kendi deyimiyle “canlı timsali” olduğunu kabul eden bir yazarın seyir defteri bu. Üstelik kitabına Scott Fitzgerald’dan ödünç aldığı bir isim veriyor: "Romantik Egoist".
Beigbeder’yi Doğan Kitap okurları yakından tanıyor. "9.900.-TL" ile başlayan bu tanıklık "Aşkın Ömrü Üç Yıldır"la pekişmiş, son olarak da "Kuzey Kulesi 107. Kat"ta gerçekleşmişti. "Romantik Egoist", yine bildiğiniz, tanıdığınız o sivri dilli, basit anlatımlı, biraz burnu havada, bolca uçarı çılgın yazarı koyuyor ortaya. Çoşku dolu, kinaye yüklü, gerçek ile yalanın birbirine karıştığı, eğlenceli ve göz alıcı bir roman bu. Kalemini istediği gibi ustaca oynatan bir yazarın elinden çıkmış üstelik. "Romantik Egoist", belki de "Bridget Jones’un Günlüğü"nün erkek versiyonu. (292 Sayfa) 

2) Madam / Antoni Libera: 
“Müthiş zaman”lardan uzak, gri, komünist Varşova... Ve entelektüel, zeki bir gencin aşkla buluşan Batı özlemi. Anlatıcımız cazdan tiyatroya, edebiyattan satranca uzanan geniş bir yelpazede “o dönemin koşullarında göreceli bir özgürlük” yaşar. Batı özlemiyle yoğrulmuş bu kısıtlı özgürlük içinde Fransızca öğretmeni "Madam" çıkar karşısına. 1960’ların Polonyası’nda komünist rejimin baskılarından, yokluktan ve o kasvetli havadan kurtulmak isteyen Madam, Fransa özlemiyle yanmaktadır. Otuzlarındaki bu alımlı ve bir o kadar da gizemli kadında Batı özlemiyle aşk birleşir anlatıcımız için. Tek taraflı bir aşktır bu.
Aynı zamanda çevirmen ve tiyatro yönetmeni olan Antoni Libera, ilk romanı Madam’da bir gencin ağzından, saf bir dille anlatıyor olayları. Ama bu onun o günlerin Polonyası’na eleştirel bir gözle bakmasına engel olmuyor. Yetkin anlatımı sayesinde komünist Polonya’yı karşılıksız bir aşkın altında ezdirmiyor. Okuyucu o dönemi, o dönemin karanlığını ta içinde hissediyor. Libera, öğretmen-öğrenci aşkı kalıplarının dışına taşıyor, başarılı bir romana imza atıyor. Eğer 1960’ların Polonyası’na ve aşka doğru bir yolculuğa hazırsanız, "Madam" sizi bekliyor!.. (464 Sayfa) 

3) Şeytan, Melek, Soytarı / Ahmet Oktay 
Ahmet Oktay, bu eserinde, 1970 sonrasında yetişen en önemli romancılar arasında saydığı Selim İleri’nin romanlarını derin eleştirel gözlemlerle irdeliyor. İleri’nin “Ölüm İlişkileri” adlı romanıyla başlayan bu eleştirel çaba, romancıyla Ahmet Oktay arasındaki edebî bir tartışmaya da yol açmış.
Selim İleri’nin zaman içinde hem roman kurgusu ve tekniği açısından, hem de siyasal-ideolojik açıdan sürekli geliştiğini, olgunlaştığını belirten Ahmet Oktay, İleri’nin güncel olanın kışkırtıcı ama zedeleyici “rekabet duygusu”ndan uzak durabilme başarısını da özellikle vurguluyor. “Şeytan, Melek, Soytarı”, Selim İleri’yi incelerken çağdaş edebiyatımıza sayısız gönderme de yapıyor. (253 Sayfa) 

4) Tutkunun Romanı Leyla Gencer / Zeynep Oral "Tutkunun Romanı Leyla Gencer", içinin ateşiyle yeryüzünü tutuşturmaya hazır; acıyı ve sevinci, korkuyu ve öfkeyi, dostlukları ve ihaneti, aşkı ve nefreti, kendi özel bahçesinde yeşerten; güçlüklere, engellere, baskılara meydan okuyarak savaşmaktan yılmayan; yeryüzü uçurumlarını sınayan Leyla Gencer’in "La Diva Turca"nın romanıdır. Zeynep Oral’ın ustalıklı anlatımı, sıcak biçimiyle soluk soluğa okunan "Tutkunun Romanı Leyla Gencer"i Doğan Kitapçılık yeniden yayımlarken okurlara yeni belgeler sunuyor. Bugün birçoğu aramızdan ayrılmış ünlü yazarların, 1950’li yıllarda Leyla Gencer’e ilişkin yazılarından bir şeçki, kitabın sonuna eklenen "Ülkem beni hatırladı" bölümünde yer alıyor. Bu yazılar yalnız Türkiye’nin onuru Leyla Gencer üzerine düşünceleri açıklamakla kalmıyor, ülkemizdeki ve sanat dünyamızdaki "Bizans oyunları"na da ışık tutuyor. (284 Sayfa) 

5) Rüzgarın Kraliçesi / Homeric:  
omeric, Türk okurunun yakından tanıdığı “Moğol Kurdu” adlı romanından beş yıl sonra bir aşk romanıyla karşımızda. Yazarın at yarışlarına merakı çok eskilerden geliyor. O, jokey olarak çalıştığı uzun yılların tecrübeleriyle neden bahsettiğini gayet iyi biliyor. Homeric varış çizisinde herkesi bir baş geride bırakıyor. Duygusal ve neredeyse lirik kanatlanmaların delip geçtiği, şiirsel bir gerçekçilikle renklendirilmiş berrak bir edebiyat yaratıyor.
“Hayatımda daha güzel bir tay görmemiştim” diye betimlediği düşlerinin atı Rüzgârın Kraliçesi Lady Love bir prenses, kısrakların en güzeli, en çılgını, en şehvetlisi, en delidolu olanı. Rico bu hayvana âşık oluyor: o da bu aşka ziyadesiyle karşılık veriyor. Rico onu ehlileştirmeyi, enerjisini ve coşkusunu kanalize etmeyi başarıyor: ondan bir şampiyon yapacak. Ama parkur uzun. Önce, eğitim merkezinin hoyrat insanlarıyla boğuşması gerekecek. Burası vahşetin, eziyetin hüküm sürdüğü bir cangıl. Küçük bir bahaneyle dayak yiyebiliyorsun. Ama ahırlarda, kızgın hayvanların ayaklarının dibinde sevişebiliyorsun da. Genç burjuva kızları bu yasak zevklerin düşlerini kuruyor. Güzel Jessie’yi fethetmeyi başaran Rico, aşkı ve tutkuyu tanıyor. Parlak bir jokey olan José Venturi’nin sarsılmaz dostluğu sayesinde, bu acımasız dünyada direnmeyi başarıyor. (208 Sayfa) 

6) Beyaz Yolculuk / Bilge Bölükbaşı
Bir uçak yolculuğuyla başlıyor roman. 65 yaşında bir kadının çıktığı ilk uçak yolculuğu bu. Yol uzun. Hedef: Amerika. Yaşlı kadın, oğlunu görmeye gidiyor o uzak diyarlara. Bu uzun yolculuk, geriye doğru bir yolculuğu da getiriyor beraberinde. 1914 yılına dönüyoruz. Vedia Hanım’ın doğup büyüdüğü Merzifon’a. Ailesini tanıyoruz. Onların hikâyesinin içinde buluveriyoruz kendimizi. Zor yıllar... Savaşlar, ölümler, yıkımlar... Bir yandan büyüyüp gelişirken bu aile, bir yandan da acımasız yaşam şartlarıyla azalıp eksiliyor.
Bilge Bölükbaşı bu ilk romanında bir ailenin hikâyesini yazmış. Birinci Dünya Savaşı’na tanıklık eden, cumhuriyetin kuruluş sürecini yaşayan, hikâyesi 1960 Darbesi'ne kadar varan bir aile bu. Duru, akıcı bir anlatımı var Bölükbaşı’nın. Dolambaçlı yollara sapmadan, yaşananları tüm çıplaklığıyla anlatmayı yeğlemiş. "Beyaz Yolculuk” hayatı acısıyla tatlısıyla kabullenmeyi seçen bir roman. (210 Sayfa) 

7) Eylülde Gel Anılar / Alpay: 
Türk pop müziğinin kült isimlerinden Alpay bu kez de anılarıyla gönüllerde iz bırakacak. Kendi deyimiyle çalakalem ve daldan dala konarak yazdığı anılarının her biri adeta birer öykü. Alpay uzun yıllara dayanan müzik serüvenini aktardığı kitabında, haşarılıklarla dolu çocukluk günlerine dönerken okuyucuyu da beraberinde o yıllara götürüyor. Şarkıları gibi derin bir içtenlikle ördüğü anlatısında Yurdatapan kardeşler, Atatürk’ün silah arkadaşlarından Hüsrev Gerede, yakın arkadaşlarından Murat Sungar, Abdi İpekçi, Fecri Ebcioğlu gibi pek çok ünlüye de rastlıyoruz. 
Müzik hayatının başlangıcında yıllarca hiç fotoğraf çektirmeyen ve yalnız sesiyle tanınmanın zevkini doyasıya çıkaran Alpay, daha sonra basına dedikodu malzemesi oluşunu, izlerini hâlâ taşıdığı aşkları, Kim Novak’a tıpatıp benzeyen Carmen’le Madrid-İstanbul hattında yaşadıklarını ve hiç tüketmediği haşarılıklarını çok keyifli bir dille aktarıyor. Çorapçılıktan kulüpçülüğe sayısız işe girip çıkan Alpay, “Keşke gerçek bir yazar olabilseydim” diyor; ne var ki çocukluğunu hiç yitirmeyen ünlü şarkıcının anıları gerçek bir yazara taş çıkartıyor... (295 Sayfa) 
8) Her Şey Seninle / Halide Eşber: 
Hayattan aradığını bulamayan kadınlara sesleniyor Halide Eşber. Aşkla yıkılan, aşkla var olan, aileye sığınan, aileyle hırpalanan, zeki, yetenekli ama gün geldiğinde hiçbir şey başaramayan, bir eve ve bir adama hapsolan kadınlara… "Her Şey Seninle"nin kahramanı onlardan biri. On yedi yaşında aşkla tökezleyen, yeniden ayağa kalkıp, yeniden, üstelik bu kez hayatın bütününe yayılacak kadar tökezleyen bir kadın. Vurdumduymaz ama etkileyici bir kocanın lüks hayatında duran bir kadın. Annesi, babası, onunla vahşi bir rekabet içindeki kız kardeşi, oğulları, onu uzaklardan seven bir âşık ve hayata mal olan bir çocukluk arkadaşı… "Her Şey Seninle", kronolojik bir sıra izlemeden anlatıyor bu kadının hikâyesini… Kelimelerin çağrışımlarına bırakıyor akışı Halide Eşber. Her kelime bir bölümün başlangıcı. Her kelime o kadının hayatından bir parça… "Her Şey Seninle", duyguların sürüklediği bir kitap. Siz de duygularınızla sürükleneceksiniz bu romanın içinde. (168 Sayfa) 

9) A'RAF / Tara Bray Smith: 
Güzel Morgan D’Amici sabahları uyandığında artık tırnaklarının arası kanlıdır... Tablolar Ondine Mason'un menekşe rengi gözlerinin önünde canlanmaya başlar... Lanetli kaçak Nix, ölmek üzere olan insanların etrafında ışıktan haleler görür... Sonunda, uzun süredir kendilerinde bir gariplik olduğunu sezen bu üç genç, ormanın derinliklerindeki gizli bir yaz eğlencesinde gerçekte nereden geldiklerini ve belirsiz kaderlerini öğrenirler. Artık, periler, ateş çemberleri, beyaz kanatlar, konuşulamayan ve görülemeyen bir gerçekliğin hüküm sürdüğü yeni bir evrendedirler. A’RAF (Betwixt) sürükleyici, sağlam ve güzel; sıradan bir gerçeklik kadar karmaşık ve ilginç. Şimdi sıkı durun ve kararmak üzere olan ormana girmeye hazırlanın...  (408 Sayfa) 

10) Paket Evlilikler / İthal Gelinlerin Yakarışları / Ezeli Doganay 
Evlilik insanın hayatında alabileceği en önemli kararlardan biridir. Çünkü bu karar insanın, ömrünün sonuna kadar etkili olabiliyor. Bir eşya, araba ya da ev alırken kılı kırk yaran insanlar evlenirken aynı tutumu göstermeyebiliyorlar. Bunun sonuçları ise maalesef evliliğin ileriki dönemlerinde ortaya çıkıyor ve çoğu boşanmayla sonuçlanıyor. Günümüzde gönüllü yapılan, uzun flörtlerin sonunda ortaya çıkan evlilikler bile bazen çözülüp dağılırken, bir de zoraki yapılan ya da yaptırılan evlilikleri düşünün. Gönül ilişkisine dayalı bir kurum olan evlilik, zorla yapıldığında birden çatlamaya başlar. Hal böyleyken ve bunun dünya üzerinde çok denenmiş örnekleri varken, niçin insanlar hâlâ zorla evlendirilir? (336 Sayfa)
Bu ürünü alanlar başka neler almışlar?
 
Değerlendirme
Yorum bulunmamaktadır: Yorum yazınız!