Do, 23.Jan.2020 - 21:36
Tarih Kitapları

Osmanlı ve Yakın Tarihi Bilmek Isteyenler İçin Kitap Seti (10 Kitap  Birarada)

Erol Mütercimler
Osmanlı ve Yakın Tarihi Bilmek İsteyenler İçin muhteşem tarih seti!..
Ünlü Yazar Erol Mütercimler'in "Gelibolu 1915" ve "Bu Vatan Nasıl Kurtuldu?" kitaplarının da yeraldıgı 10 kitap 83,- Euro yerine şimdi sadece 23,- Euro!.. Hemen sipariş edin, 60,- Euro tasarruf edin!.. Bu set, sadece www.turkkitap.de ! 

SETIMIZDEKI ESERLER:

1) Bu vatan nasıl kurtuldu? / Erol Mütercimler:


Bugün bu soruyu sorup yanıtını vermek çok kolay. Oysa 1920'lerin koşullarını hayal ederek yaşamaya çalışalım, takalım neyle karşılaşacağız! Anadolu ingilizlerin kışkırtmasıyla yunanlıların işgali altında. Üstelik, uluslararası kurallara aykırı olarak, kadınların kızların ırzlarına geçiliyor, her yer yağmalanıyor, yakılıyor, camilerde ezanlar okunamıyor... Savaşacak silah ve cephane yok, yiyecek yok, giyecek yok, para da yok... Demiryolları işgal altında, karayolu da yok. Türk milleti bu koşullarda mucize yarattı. Silah yaptı, cephane üretti, işgal altındaki İstanbul'da silah depolarını soydu, subayları Anadolu'ya kaçırdı. Tüm bunları da İstanbul-Batum-Novorosisky-İnebolu iskeleleri arasında yaptı. Ölümden korkmayan, ölümü yenen sivil resmi bahriyeliler ile Anadolulu, Kastamonulu ve İnebolulu Türk kadınlarıyla başardı. Türk kadınlarının inanılmaz azim ve kararlılıkları bu memleketi kurtardı. Kar kış demediler, kağnıların arkasından gittiler. Dondular, yollarda öldüler ama yorganlarıyla, kazaklarıyla mermileri sardılar... çocukları öksüz kaldı, yetim kaldı ama ' bu vatan kurtuldu'. Bu kitap, Gazi Mustafa Kemal'in askerlerinin, İpsiz Recep'in, Topal Osman'ın, Bandırma'nın kaptanı İsmail Hakkının ve Erzurumlu Kara Fatma, Selanikli Ayşe, karşılıksız aşkın kurbanı Selanikli Fikriye gibi kadınların mucizesini anlatır... Onlar bizim için öldüler... Bu kitap, bu vatanı kurtarmak için ölenlerin öyküsüdür.

2) Gelibolu 1915 / Erol Mütercimler:  

"Türk askerinin savaş ve dövüş hususunda sahip bulunduğu niteliğin önceden fark edilmemiş olması, İngilizler için felaket olmuştur... Türk askerinin ne yaman muharip olduğunu İngilizler, kendileriyle dövüştükten sonra acı tecrübeyle anlamışlardır." İngiliz General Aspinall Oglander Bu topraklar, tarihin başından beri hiçbir zaman istilacılarını bağışlamamıştır. 1915 yılında da bağışlamadı. Ateş ve çelik yağmuru altında yalnız piyade tüfeği ve süngü... Teknolojiye karşı insan bedeni!.. Çanakkale Savaşı sadece muharebe alanlarında ölen askerlerin değil, idam edilen ilk sivil kişi olan Bozcaada müftüsünün de öyküsüdür... Gelibolu kara muharebeleri, yalnızca üst rütbeli subayların değil, küçük rütbeli askerlerin de savaşıdır. 19.Tümen komutanı Yarbay Mustafa Kemal ve muhteşem 57.Alay ile komutanı Albay Avni, olağanüstü 27.Alay ile komutanı Yarbay Mehmet Şefik, 36. Alay ile komutanı Yarbay Cemil, Seddülbahir'in yaralı aslanı Binbaşı Mahmut Sabri, Edirne sırtında Teğmen Mucip, Binbaşı Halis, Kumkale'de Teğmen Halit, şehit Yedeksubay Ethem, Ezineli Yahya Çavuş, Bigalı Mehmet Çavuş gibi düşmanlarını bile kendisine hayran bırakan binlerce kahramanın önünde saygıyla eğiliyoruz.

3) Konstantinopolis Düştü / Steven Runciman :

Konstantinopolis'in 1453'teki düşüşü, eski tarihçilere göre Ortaçağ'ın sonu sayılmaktaydı. 
Oysa bugün, tarih denen nehrin acımasızca akmakta olduğunu ve hiçbir engel tanımadığını çok iyi biliyoruz. 
Ortaçağ dünyasının modern çağ dünyasına dönüştüğü zamanı belirli bir noktaya bağlamamız mümkün değildir...
''Tarih , hiçbir zaman anlatılmamıştır.''
The Times

''Gerçek bir tarih klasiği...''
LORD KİNROSS

Konstantinopolis Düştü, hem bir tarih kitabı ve hem de gerçek bir sanat eseridir.''
Cyril CONNOLLY (Sunday Times)

''Sir Steven Runciman' ın eseri Konstantinopolis Düştü, uzun yıllar benzeri nitelikte bir tarih hazinesidir.''
David KNOWLES (Spectator)  

4) Muhteşem Yüzyılın Sultanı Kanuni / Ayşenur Ergün:

"Kanunî Sultan Süleyman, hicretin onuncu asrının başında doğan, on sayısının uğurlu olduğuna inanıldığı için kutlu sayılan, Osmanlı İmparatorluğu'nun bütün dünyaya nam salmış onuncu padişahı. Babası Yavuz Sultan Selim'in vefatından sonra tahta geçmiş, yüzünü doğu yerine batıya çevirmiş ve “Arslan öldü, yerine kuzu geçti,” diyen Avrupalıların korkulu rüyası olmuştur.

Saltanatı boyunca hak ve adaletten ödün vermemiş, mevcut kanunları uyup tatbik etmesinden dolayı kendisine “Kanunî” denmiştir. 

Çok ciddi ve kendinden emin bir padişah olan Kanunî Sultan Süleyman, azim ve irade sahibiydi. Yapacağı işlerde hiç acele etmez, gayet geniş düşünür ve verdiği emirden asla geri dönmezdi. 

Kanunî Sultan Süleyman, kendi döneminde Osmanlı'nın topraklarını muazzam derecede genişletmesiyle birlikte; devlet adamlığı, liderliği, kişiliği, askeri dehası, ileri görüşlüğü ve sanatseverliği ile bütün dünyaya damgasını vuran bir liderdi.

Bu kitapta, Kanunî Sultan Süleyman'ın Osmanlı İmparatorluğu'na yaşattığı Muhteşem Yüzyıl'ın yanı sıra özel hayatını, özellikle de Hürrem Sultan ile arasındaki entrika yüklü ilişkisini de bulacaksınız. 

5) Yıl 1915 Yer Çanakkale / Mehmet Işık : 

"Türkler, Çanakkale'yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına âdeta bir kale gibi dikilmişlerdir..."

-Churchill-

"Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur."

-M. Kemal Atatürk-

"Çanakkale müdafaası, üç mucizeler muharebesidir: Hâli kurtardı; maziye hamaset ve azametini iade etti; vatanımızı bir vatanı ebedî yaptı."

-Sami Paşazade Sezai-

"Çanakkale Savaşları, modern savaş tarihinde birleşik kara ve deniz savaşların başlangıcı ve ilk örneğidir."

-Japon Prof. Dr. Em. Krg. Hideo Miki- 

6) Sorularla Kisa Türk Tarihi / Cemal Anadol : Hemen hemen tarihin tüm sahnelerinde varlıklarını gösteren Türkler, bugüne kadar birçok araştırmacı için merak konusu olmuştur. Türklerin insanlık tarihindeki gözden kaçmayan bu etkileri aynı zamanda onlar hakkında sayısız eserin de yazılmasına sebebiyet vermiştir.
Bu kitapta Türkler üzerine yazılmış yüzlerce kitaba rağmen tekrardan bir Türk tarihi yazmak yerine, sorulu cevaplı bir metot uygulanarak onlar hakkında merak edilen konular özet bir şekilde okura sunulmuştur.

7) Her Cephede Savastik / Cengiz Özkarabekir: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti İkinci Dünya Savaşı’na katılmamıştır. Dolayısıyla o savaşta hiçbir Türk hayatını kaybetmemiştir” diyorsanız, yanılıyorsunuz. Cengiz Özkarabekir CNNTÜRK için yaptığı Ahıska Türkleri'yle ilgili belgesel çalışması sırasında Sovyet orduları adına İkinci Dünya Savaşı'na katıldıklarını öğreniyor. 
Ve bu gerçek, onu savaşa katılan diğer Türkleri araştırmaya itiyor. Sonuçta Kırım, Kazan, Türkistan ve Kıbrıs Türklerinin de çeşitli cephelerde savaştıkları ortaya çıkıyor. Bu verilerin ışığında da Özkarabekir "Her Cephede Savaştık" adlı kitabı yazıyor.
Kitap, gaziler ya da şehit olmuş kişilerin aileleriyle yapılmış röportajlar aracılığıyla gelişiyor. İngiliz, Sovyet, Alman ve Yunan ordusunda yer alan bu askerlerin ağzından bir savaşın hikâyesi de çıkıyor ortaya. Ama kitabın en ilginç yanı, hiç bilinmeyen bir dramı ortaya çıkarması… Onlara ait olmayan bir davanın uğruna 150 binden fazla Türk’ün hayatını kaybetmiş olması… Cengiz Özkarabekir’in iki yıllık bir araştırma sonucunda kaleme aldığı "Her Cephede Savaştık" tarihe ve insan hikâyelerine ilgi duyanlar için çok ilginç bir çalışma.  

8) Osmanlı Tarihi - Kuruluşundan Yıkılışına Kadar / Halil Ibrahim Inal: 

Osmanlı İmparatorluğu, kuruluşundan yıkıldığı güne dek yaklaşık 600 yıl varlığını korumuş, yükselme devrinde dünyanın en güçlü devletlerinden birisi olmuştur. 
Var olduğu dönem içerisinde İstanbul’un fethi ile bir çağın kapanıp yenisinin açılmasına öncülük eden bu imparatorluk, hızlı bir yükselişle küçük bir beylikten toprakları üç kıtaya yayılan devasa bir imparatorluğa dönüşmüş, üzerinde uzun araştırmalar yapılmasını hak edecek derecede önemli tarihsel değişimlere yol açmış bir devlettir. 
Gerek padişahlarının etkili ve ileri görüşlü dehaları, gerek fethedilen topraklarda uygulanan barışçıl politika nedeniyle, bugün bile dünyanın farklı bölgelerinde Osmanlı İmparatorluğu sempatisi varlığını sürdürmektedir. 
Peki yıkılmasının üzerinden neredeyse bir asır geçmiş olmasına rağmen Osmanlı’yı hafızalarda yaşatan bu etkenler nelerdir? 
Bu kitapta tüm detaylarıyla bu imparatorluğun ortaya çıkış, yükseliş ve düşüşünün tarihsel öyküsünü bulacaksınız. Osmanlı tarihini objektif bir yaklaşımla okumak isteyen okuyucunun elinden düşüremeyeceği bir başucu kitabı… 

9) İstanbul'un Fethi 1453 / Ahmet Muhtar Paşa: 

Ruhuyla, kalbiyle bu savaşa katılan Fatih kahramanca
bir hisle -kendisini gemilerden ayıran deniz
gibi büyük bir engeli unutarak- atını göğsüne kadar
denize sürdü.
İstanbul ona sesleniyordu, duyuyordu… Onu almanın
zamanı gelmişti artık. Bir süre askerlerini
izledi, yüzlerindeki kararlı ifade inancını, inadını
arttırmıştı…
“Yiğitlerim…” Bizans İmparatorluğu’nun surları İstanbul’u fethetmek
için gelen o kadar çok hükümdar görmüştü
ki tüm savaş hazırlıkları artık sıradan bir günün gereği
sayılmıştı. Ancak… Bu sefer her şey farklıydı.
Kayser, Fatih, askerler, halk… Hepsi biliyordu.
Bu sefer İstanbul düşecekti… Atalarının idealini kalbinde taşıyan genç bir adamın
parlak zekâsı bin yıllık bir imparatorluğu hiç
var olmamış gibi tarihten silecek, inanç rüzgârı
ateş denizini bir nefeste söndürecekti.
Hz. Muhammed’in sözlerinin gerçekleşeceği gün
bugündü. İstanbul bugün düşecekti…
Elinizde tuttuğunuz bu kitap bir roman değil; tarihin
ve tarihçilerin analizi, gerçeklerin belgelerle
kanıtıdır... 

10) Tarihimizle Hesaplaşmak / Mustafa Armağan : 

- Falih Rıfkı Atay neden, “Keşke Atatürk Nutuk’u hiç yazmasaydı” dedi?
- Mizancı Murad’ın “Genç Türkler” için imal ve icad ettiği Genç Osman’ın, tarihte yaşamış olan Sultan II. Osman’la tanışıp tanışmadıkları, ciddi olarak cevaplanması gereken bir sorudur.
- Bütün bir muhteşem 17. yüzyıl, musikimizin şehrayinleriyle doldurduğu bir 18. yüzyıl ve emperyalistler karşısındaki inanılmaz direnişiyle bir 19. yüzyıl karanlığa terk edilince, başlıyor asıl dramımız. Nereden geldiğini bilmeyen birtakım varlıklara benziyoruz giderek…
- Hürrem Sultan’dan sonra değişen ne oldu? Nasıl oldu da ilk defa bir padişah kızı Mihrimah Sultan bu kadar öne çıktı, görünürlük kazandı ve üstelik İstanbul’da iki camiye birden ismi verildi?
- İkinci Meşrutiyet döneminde ilk büyük travmayı, Cumhuriyet’ten sonra ise ikinci büyük travmayı yaşadık. 
Yani tarihi iki kat buzlu camın arkasından görmeye çalışıyoruz. Bu tarihin sağlıklı olabilmesi mümkün müdür? O yüzden “yüzsüz” bir tarih bu…
- Fetihler aslında birer iddiaydı; burayı biz sizden daha iyi yönetiriz iddiası. Biz asıl iddiamızı kaybettik. Hayatta hiçbir iddiası kalmamış nesillerin o fetihleri anlamasını beklemek Van Gölü’ne okyanusu doldurmak gibi bir şey olurdu.
Mustafa Armağan bilinmeyenleri gün yüzüne çıkartmaya devam ediyor ve ekliyor:
“Hesaplaşma kaçınılmaz görünüyor… Er ya da geç.”
Yayın evi: Alfa Yayinlari
23,00 €
83,00 €
73 % daha ucuz
Bu ürünü alanlar başka neler almışlar?
 
Değerlendirme
Yorum bulunmamaktadır: Yorum yazınız!