Fr, 07.Aug.2020 - 03:06
Türk Yazarlarin En Cok Satan Kitaplari

Kilavuz (4 Cilt)

Emine Şenlikoğlu
Değerli kardeşim,
Kılavuz: İslâmı Doğru Anlamak isimli kitabımın yazılış hikâyesini anlattıktan sonra sizden bir ricam olacak.
Önce,
Klavuz: İslâm-ı Doğru Anlamak ne demek?
Çağımızda çok kılavuz var. O kadar çok ki, sanıyorum zor sayılır. Bu kılavuzların içinde eğrisi var doğrusu var.
Bizim insan olarak en baş kılavuzumuz Allah rasulüdür. Sonra da, İslâmı doğru anlamak. Resûlullah’ın gölgesinde, İslâmı doğru anlamak bizi ona götürecek kılavuzdur.
Bu kitabın yazılış hikayeleri.
1. sebep: Gençlik yıllarımda çok kitap okudum. Kısa sürede öğrenmem gerekenleri, sırf dilini anlayamadığım için geç öğrendim. O zaman hayalimde bir fıkıh akâid kitabı vardı. Birisi çıksa, öyle bir dini bilgiler yazsa ki, onu roman gibi okusak. Arada güzel sözler olsa . Motive ederek okutsa kendini o kitap. Yer yerde öyküler kıssalar, misaller olsa. Her konunun başında sözlük. Konu sonlarında, kısa kısa sorular ve cevaplar sonra da imtihan soruları olsa. Bu kitap ders kitabı yapılsa evlerde beşer onar kişi haftadan haftaya toplanarak ders üzerine sohbet etseler kendi aralarında bir de kılavuz öğretmeni seçseler Kur’an kurslarında ya da evlerde ders kitabı olarak sunulsa öğrencilere... Daha neler neler.
Ayrıca; Hürafesiz ve anlaşılır dille elimize verilse. Tavizsiz, ifratsız tefritsiz olsa bu kitap.
Hayal değil mi bu, kurdum kurdum yıllarca. Bazen içimdeki Emine “Otur, hayalindeki kitabı kendin yaz.” diyordu, dışımdaki Emine ise saçmalama. Başına iş mi açacaksın. Bazıları bin yanlış yapar, kitaplarının temelini hurafe üzerine atar onu görmezler, sen bir hata yapsan “kıyameti koparırlar.” dedi.
Dediler-diyecekler yüzünden, yapacağı hayırlı işten vaz geçmek ihlasın sektelemesinden oluşur ama...
Bazen de, “Biraz daha okuyayım.” diyor fakat asla cesaret edemiyorudum. Kolay değil, bu gibi konularda, on ölçüp bir biçmek yetmez yüz ölçüp bir biçmek gerek. Böyle düşünceler içinde yıllar geride kaldı.
Bir gün hiç ummadığım bir şey oldu. Üniversitede, hem de İlahiyatta öğretim görevlisi bir profesörden mektup geldi. Benden fıkıh kitabı yazmamı istiyordu. Hayretime giden ve beni motive eden yönü ise, bu profesörün ilahiyat prefösürü olması ve halen ilahiyatta hocalık yapmasıydı.
Eşim mektubu bana verirken “Bazıları senin roman yazmana tahammül edemezken, ilahiyat profesörü senden fıkıh kitabı istiyor.” diyerek mektubu elime verdi. Bir kaç müftüden de gelmişti buna benzer teklifler. Sevinmedim dersem yalandan öte küstahlık ve kibirlilik de olur bu.
Allah Hazreti Muhammed’e sıradan kulluğunu hatırla derken, bazı yazarlar, yazarları insan üstü özellikte gösterse de gerçek değişmez. Benim bu tekliflere sevinmemem için, kendimi bulunmaz yazar sanmış ve burnunu kaf dağından çekememiş olmam lazım. Beşeri vasıflar herkeste vardır ama eksiler düzeltilebilir.
Bana fıkıh kitabı yaz diyen müftü beyleri bulup izin alamadığım için isimlerini vermeyeceğim. Fakat ilahiyat profesörü sayın değerli hocamız Prof. Mustafa Ağırman’dı. Kendisine ve müftü beylere, benden böyle bir eser isteyen okuyucularıma, okuyanlara ve okutanlara teşekkür ediyorum Allah hepisinden razı olsun.
Aldığım motivasyonlara rağmen, uzun süre yine cesaret edemedim.
2. sebep: Akrabalarıma fıkıh dersi veriyordum. Bazıları anlamakta o kadar zorluk çekiyorlardı ki ne yapacağımı şaşırıyordum. Anlat babam anlat...
Yetmiyor, dön yine anlat. O kitabı bırakıp başka bir fıkıh kitabı aldım. Her şey güzel hoş da, fıkıhın heykeli yapılmış sanki. Ruh vermiyor, zihne pratik düşünme yetisi vermiyordu. Güzel fıkıh kitapları da vardı fakat onların da seviyeleri çok yüksekti.
İşte o zaman, bana saygı değer bilim adamları müftü beyler ve profesör beyin teklifi zihnime ışık yaktılar. İçimden bir ses “İstediğin kitabı kendin yaz, ama şerî konularda sakın küstahlık yapma, bilgileri kaynaklardan, kabul görmüş âlimlerimizden al.” dedi.
Çok şükür Allah’a, bilerek İslâm’a aykırı tek kelime tek harf yazmadım. Bilmeyerek yanlış yapmamak zaten mümkün değildir. Kılavuz kitabını okuyanlar, gün gelecek benim hatalarımı, hatta varsa Kılavuz’daki hatalarımı bile görecek, beni bir dedektif gibi takip edecekler...
Okudukları kitaplardaki hataları da farkedecekler. Zaten farketmesek bile, illa farketmek zorunda değiliz. Rahman Rabbimiz biz onun yolunda gittiğimiz sürece, bize yanlışları bildireceğini, eğriyi doğruyu ayırt edeceğimiz ince anlayış vereceğini müjdeliyor. (Enfal sûresi 29’a bakınız)
3. sebep: İslâm’ı öğrenmek, taşocağından kömür çıkarmak gibi zor gösterenler var. Hadi neyse, üçüncü sebebi yarım bırakayım.
“Ama olmaz ki, biz merak ederiz.” Zaten akıllı insanların en belirgin özelliğinden biri meraktır.
Klavuz: İslâm’ı Doğru Anlamak’ı yazmak kaç yılda gerçekleşti? derseniz. Alt yapı için on yıldan fazla, artı 5 yıl. Sizler, her hafta bir konu bitirirseniz, üç ayda bitirirsiniz. Bazıları, bir ayda bitiriyor. Fakat ben çabuk okuyanlara bir kez daha okumalarını tavsiye ediyorum. İsteyen gurup kurarak okur isteyen tek başına.
Sizden ricam.
Ya kılavuz öğretmeni olun, çevrenize (önce akrabalardan başlayarak) okutun. Veya bir kılavuz öğretmeni yönetiminde okuyun.
Emine Senlikoglu
( Kılavuz İslâm-ı Doğru Anlamak 4 cilt / Emine Senlikoglu / Mektup Yayinlari / www.turkkitap.de / Türk Kitabevi Tel: 0049 69 250506 / Türkische Buchhandlung Frankfurt/M) site:turkkitap.de / En Ucuz Kitap, Film ve Müzik CD'leri www.turkkitap.de adresinde )
Yayın evi: Mektup Yayinlari
Bu ürünü alanlar başka neler almışlar?
 
Değerlendirme
Eklenildiği tarih: 25-10-2006
Yazar: Özlem Sen
Merhaba, Bu 4 Kilavuz Kitabinda hemen hemen bilmek istediginiz sorularin cevabi var, cok güzel aciklamalarla, bazi bölümde kisa kisa cevaplandirarak yazilmis. Bence her evde bulunmazi gereken kitablar biri.