Do, 05.Dez.2019 - 18:28
Türk Yazarlarin En Cok Satan Kitaplari
13,90 €
16,90 €
18 % daha ucuz

Bona Dea - Tutkunun Esareti

Işılca
Tanrı evreni yarattığında gözdesi Tabiat Ana’yı huzura çağırdı ve ona evreni şekillendirmesi için emir verdi.
Tabiat Ana evreni ruhlar âleminden esinlenerek şekil verirken gezegenlerden biri olan dünyaya daha bir önem verdi. Dünya onun ruhunun yansıması gibi elle tutulur, gözle görülür hale geldi. Doğa oluşumu tamamlandığında, ruhlar âlemi sakinleri dünyayı kıskanır oldu. Dünya eşsizdi ve yaradılış dengesi muhteşemdi.
Güneş ve ay kardeş olmuş bir sen, bir ben diyerek ahenkle dans ediyordu. Yıldızlar gece parıl parıl ışıldarken, saygıyla sırasını gündüz ışığına bırakıyor, güneş ay için dünyaya yarenlik ediyordu.
Mevsimler sevgiyle birbirlerini takipteydi. Baharı müjdeleyen çiçekler, sonbaharın ayazına yenilip kuruyup gidiyor ama hiç sızlanmıyor, umutla açacakları sıcak günleri bekliyorlardı. Rüzgâr yağmuru sevgili gibi kovalıyor, ıslık çalarak şarkılar söylüyordu.
Tabiat Ana yarattığı döngünün ahengine kapılmış bütün zamanını dünyada geçirir olmuştu. Gücenen ruhlardan bir kaçı dünyaya gitti ve dünyevi düşlere kapılmış Tabiat Anaya özlemlerini ve serzenişlerini dile getirdi. Tabiat Ana çok üzüldü. Suçluluk dolu günler geçirmeye başladı. Tabii ruhlar âlemiyle, dünya arasında kaldı. Ne yardan geçebildi ne serden. İç savaşında ruhlar âleminin gönlünü alacak çareler ararken mutsuzdu. Tanrı bunu farkedip onu huzuruna çağırdı. Mutsuzluğunu sordu. Tabiat Ana utana sıkıla derdini anlattı Tanrı’ya.
Tanrı “Neden bir kaç ruhu yanına almıyorsun?” diye bir çözüm getirdi ilk.
Tabiat Ana saygıyla eğildi ve “Hangi ruhumu geride bırakabilirim? Bu geride kalanları gücendirmek olur” dedi çaresizce.
Tanrı gözdesinin gönlünden geçeni anlamıştı. Dünyaya geçmek isteyen bütün ruhlara tek bir şartla izin verdi. Ölüm onları er geç bulacaktı.
Geriye kalan her şeyi Tabiat Ana’nın takdirine bıraktı. Gönüllü olarak dünyaya geçen varlıklar, Tanrı vergisi hediyeyle ete kemiğe büründüler. Tabiat Ana ete kemiğe bürünen ruhlara fiziksel hediyeler bahşetti.
Hissetmek, dokunmak, nefes almak, yemek yemek, üzülmek, gülmek…
Zamanla ete kemiğe bürünen varlıklar ruhani yanlarını hiçe saydı.
Yazar: Işılca
Yayın evi: Indigo Kitap
13,90 €
16,90 €
18 % daha ucuz

Weitere Informationen

Ateş ve su gibiydiler… Dünyanın geleceği, birbirlerinin kaderiydiler. Fedakarlığın kelime anlamı, aşkın yansımasıydı ruhları. İmkânsızlık umuda âşık oldu, umut ise fedakârlığın peşine düştü. En eski zamanın kollarında karanlık diyarların ışığı Lucas ruhunu buldu. Gecenin kızı Lssya ışığa âşık oldu ve tutku esarete dönüştü. Kehanetin gölgesinde amansız bir aşk!..
Değerlendirme
Yorum bulunmamaktadır: Yorum yazınız!